Hep merak ettim şu mim olayını...
İlk kim ve hangi konuyla mimleyecek dedim ve oldu işte ben de "Bizim ev" tarafından mimlendim en sonunda...Pek mutlu oldum...
Mimin konusu takıntılar...Çok takıntılı biri değilim...Bakalım neler çıkacak ortaya...
1)
Nevresim takımlarım ütülü olmalı...Ütüsüz olunca kesinlikle uyumakta zorlanıyorum ve uzun süre kırışıkları seyredip kafamda anlamlı şekiller kurmaya çalışıyorum :))
2) Her aldığım kitabın ilk sayfasına mutlaka adımı, aldığım tarihi ve yeri yazarım...Adımı yazmazsam kitap bana ait değilmiş gibi hissederim...
3)
Özellikle Esra'nın doğumundan sonra ortaya çıkan bir takıntı... Takıntıdan ziyade korku: DEPREM. Hemen her gece deprem olursa Esra'nın odasına nasıl ulaşırım planları yapıyorum...Gerisini aklıma bile getirmek istemiyorum. Sanırım hemen her annede buna benzer bir takıntı vardır.
Benden bu kadar..
Sevgili Kültür Mantarı
Sevgili Çaçaron sizleri sobeledim efenim..
Sevgiler
19 Mart 2012 Pazartesi
17 Mart 2012 Cumartesi
Okuma Üzerine Birkaç Lakırdı
Saat 00: 37
Herkes uyudu...Ben ayaktayım...Uzun zamandır ilk defa bu saatte uyanık ve bilgisayar başında oluyorum.Genelde ya uyumuş ya da son satırlarımı okur olurum bu saatlerde...
Babamı hatırlıyorum okuyacak bir şey bulamazsa ansiklopedi okurdu.Gazetelerin ilgili köşe yazılarını ya da heberleri arşivlerdi. Dedemden kalma İkinci Dünya Savaşı'ndan haber veren gazetelere 80 darbesi haberlerini ekleyip iyi bir arşiv yapmıştı....
Evimize kitap girmezdi bizim. neden ona ayıracak bütçenin yokluğu mudur, alışkanlık olmaması mıdır bilmem. benim kafamda hep okuyan bir baba figürü vardır. Ödünç kitap alırdı, kimden aldığını bilmedim hiç ama o kitap kalırdı evde, sahibine gitmezdi hiç :)) O kitapsızlıkta nasıl oldu da üç evladına birden okuma zevki aşıladı babam bilemiyorum. Aslında sormalı bunu... O yoklukta yaptığını ben bu bollukta yapabilirim umarım.
Aslında bir kupa kahve eşliğinde ayaklarımı uzatarak kitap okumayalı çok oldu...Genelde Esra uyurken okuyorum.Yemek de varsa kahve yapmak için bile zaman harcamayıp uyanana kadar ne okursam kar deyip alıyorum elime kitabmı. Hata yapıyorum.Uyanıkken okusam ya. O da beni görse aklına kitap okuyan anne figürü yerleşse ve bu figür ona bir ömür kılavuzluk etse...
Evet...Şimdi, şu anda karar aldım. O uyanıkken kitap okuyacağım.. Model olmalı değil mi...Babamızdan hayır yok bari beni görsün... Babamızın da hakkını yemeyelim iyi medya okurudur eşim. Gazeteleri çok iyi irdeler ve inceler. Gündemden sürekli haberdardır...
Kitaplarla arası çok iyi Esramın. Umarım da bozulmaz araları... Bu huyunu seviyorum. Şu ana kadar tek bir kitaba zarar vermiş değildir. Kendi kitapları dışında...Beraber kitap okumaktan büyük zevk alır...Ben şu ana kadar sadece bir kaç kez elimde kitapla gitmişimdir ona. Diğer zamanlar hep kendisi gelmiştir okumak istediği kitapla... Çünkü okuma isteği içten gelir başkasının yap demesiyle olmaz diye düşünüyorum... Okumak dediğim de resimlerini anlatmak. Sabrımız yok yazılanların bitmesini beklemeye :))
Herkese bol kitaplı günler, haftalar, aylar.....
Herkes uyudu...Ben ayaktayım...Uzun zamandır ilk defa bu saatte uyanık ve bilgisayar başında oluyorum.Genelde ya uyumuş ya da son satırlarımı okur olurum bu saatlerde...
Babamı hatırlıyorum okuyacak bir şey bulamazsa ansiklopedi okurdu.Gazetelerin ilgili köşe yazılarını ya da heberleri arşivlerdi. Dedemden kalma İkinci Dünya Savaşı'ndan haber veren gazetelere 80 darbesi haberlerini ekleyip iyi bir arşiv yapmıştı....
Evimize kitap girmezdi bizim. neden ona ayıracak bütçenin yokluğu mudur, alışkanlık olmaması mıdır bilmem. benim kafamda hep okuyan bir baba figürü vardır. Ödünç kitap alırdı, kimden aldığını bilmedim hiç ama o kitap kalırdı evde, sahibine gitmezdi hiç :)) O kitapsızlıkta nasıl oldu da üç evladına birden okuma zevki aşıladı babam bilemiyorum. Aslında sormalı bunu... O yoklukta yaptığını ben bu bollukta yapabilirim umarım.
Aslında bir kupa kahve eşliğinde ayaklarımı uzatarak kitap okumayalı çok oldu...Genelde Esra uyurken okuyorum.Yemek de varsa kahve yapmak için bile zaman harcamayıp uyanana kadar ne okursam kar deyip alıyorum elime kitabmı. Hata yapıyorum.Uyanıkken okusam ya. O da beni görse aklına kitap okuyan anne figürü yerleşse ve bu figür ona bir ömür kılavuzluk etse...
Evet...Şimdi, şu anda karar aldım. O uyanıkken kitap okuyacağım.. Model olmalı değil mi...Babamızdan hayır yok bari beni görsün... Babamızın da hakkını yemeyelim iyi medya okurudur eşim. Gazeteleri çok iyi irdeler ve inceler. Gündemden sürekli haberdardır...
Kitaplarla arası çok iyi Esramın. Umarım da bozulmaz araları... Bu huyunu seviyorum. Şu ana kadar tek bir kitaba zarar vermiş değildir. Kendi kitapları dışında...Beraber kitap okumaktan büyük zevk alır...Ben şu ana kadar sadece bir kaç kez elimde kitapla gitmişimdir ona. Diğer zamanlar hep kendisi gelmiştir okumak istediği kitapla... Çünkü okuma isteği içten gelir başkasının yap demesiyle olmaz diye düşünüyorum... Okumak dediğim de resimlerini anlatmak. Sabrımız yok yazılanların bitmesini beklemeye :))
Herkese bol kitaplı günler, haftalar, aylar.....
16 Mart 2012 Cuma
Biz Bugün 1
Bugün güzel bir güneş vardı havada.. Ara ara bulutlarla da kapansa insana bahar gelecek ümidi veren bir güneş...Buna rağmen biz bugün kızımla güne pek iyi başlamadık. Daha doğrusu ben başlamadım...Hazırladığım kahvaltıdan sadece bir parça yumurta yendi zira.. O da zorlayarak...Yemek yemeyi ibadet edercesine huzurla seven birinden bu kız nasıl oldu anlamadım... Baba genleri desem o da sever yemeyi...Üzüldüm ve artık yorulduğumu hissettim yemek kavgaları yüzünden...
Kahvaltıyı kaldırdım ve öğle yemeği saati gelene kadar bir şey vermedim Esra'ya iyice acıkması ve yemeğini güzel yemesiydi amacım ama gel gör ki yine yemedi yemeği halbuki sevdiği yani benim öyle sandığım bir yemekti. Sadece muhallebiden yarım kase yedirebildim...
Sonra öğlen uykumuzu uyuduk. Her zamankinden az uyudu ama neyse...Sonra bankada işim vardı ve bankaya gittik. Genelde kapalı alanlarda çabuk sıkılan kızım uslu uslu oturdu ve beni pek mutlu etti. Ordan çıkışta parka gittik ve güneşin ve hafif soğuk havanın tadını çıkardık.
İlk defa güvercinlere yem verdik. Bu benim için de bir ilk. Ben bir defa fotoğraf makinemin yanımda olmadığına kızdım, kendime söylendim ... Aksi gibi telefon da yanımda değildi ve bu an öyle uçup gitti tarihe, belgeleyemedim...
Kötü başlayan gün güzel bitti. Keşke yol boyunca da yürüse ve benim omuzlarım uyuşmasaydı çok daha güzel olabilirdi. Neyse hala iki kaşık yemeği yediremediğim canım kızımı uyutmak üzera yarım biberon süt içireceğim...Sonra da çay keyfi yaparım inşallah...
Kahvaltıyı kaldırdım ve öğle yemeği saati gelene kadar bir şey vermedim Esra'ya iyice acıkması ve yemeğini güzel yemesiydi amacım ama gel gör ki yine yemedi yemeği halbuki sevdiği yani benim öyle sandığım bir yemekti. Sadece muhallebiden yarım kase yedirebildim...
Sonra öğlen uykumuzu uyuduk. Her zamankinden az uyudu ama neyse...Sonra bankada işim vardı ve bankaya gittik. Genelde kapalı alanlarda çabuk sıkılan kızım uslu uslu oturdu ve beni pek mutlu etti. Ordan çıkışta parka gittik ve güneşin ve hafif soğuk havanın tadını çıkardık.
İlk defa güvercinlere yem verdik. Bu benim için de bir ilk. Ben bir defa fotoğraf makinemin yanımda olmadığına kızdım, kendime söylendim ... Aksi gibi telefon da yanımda değildi ve bu an öyle uçup gitti tarihe, belgeleyemedim...
Kötü başlayan gün güzel bitti. Keşke yol boyunca da yürüse ve benim omuzlarım uyuşmasaydı çok daha güzel olabilirdi. Neyse hala iki kaşık yemeği yediremediğim canım kızımı uyutmak üzera yarım biberon süt içireceğim...Sonra da çay keyfi yaparım inşallah...
14 Mart 2012 Çarşamba
Kitap Ayracı...
Sevgili kitapseverler, bu kitap ayracını yaptım... Hem de bir dakikadan daha kısa sürede...Fotoğraf ekleyemiyorum çünkü telefonumun kablosunu bulamıyorum.. Makinem de hiç iyi çekmiyor bu aralar...Bakıma ihtiyacı var sanırım...Sorun halledilir halledilmez Fotolarını koyarım...
Kendinden yapışkanlı desenli rulolar oluyor ya...İşte onlardan 1 cm genişliğinde bir şerit kestim.( uzunluğu yaklaşık 20cm kadardı benim yaptığımın, zira orta kalınlıkta bir kitap elimdeki...Siz elinizdeki kitabın kalınlığına göre daha da uzatabilirsiniz...)
Sonra iki ucundan alttaki bantlardan 1 er cm kadar kestim...Yani yapışkanlı kısmından ayırdım...Sonra bir ucunu kitabın ilk sayfasına diğer ucunu da son sayfasına yapıştırdım...Okumanız bitince de ayraç üzerinde kalıyor...
Ben bu işi çok sevdim zira kitap ayraçlarım acımasız eller (!) tarafından kullanılınca okuduğum yerin kaybolması beni sinir ediyordu...
Videoyu ekleyemedim ama burayı tıklarsanız ulaşabilirsiniz...
11 Mart 2012 Pazar
Blogger (Anne)ler Hediyeleşiyor...
Hediye, inceliğin tasviridir.
*Hediyeleşme insanlar arasındaki sevgiyi pekiştirir
*Hediyeleşme insanlar arasındaki sevgiyi pekiştirir
*Hediyeleşmek rızıkta berekete vesiledir
*Hediye veren de alan da sevap yönünden kârdadır
*Hediye, insanlar arasında bir yakınlaşma ve yardımlaşma vasıtasıdır.
diyor ve hediye almayı, vermeyi seven herkesi davet ediyoruz :))
http://blogger-anneler.blogspot.com/2012/03/blogger-annelerde-dunya-kadnlar-gunu-1.html
7 Mart 2012 Çarşamba
Uzayda Yer Kaplamak
Bazen öyle anlar geliyor ki kendimi görünmez gibi hissediyorum...Uzayda yer kaplamıyormuş gibi...Dokunduklarım beni hissetmiyor, söyleştiklerim beni duymuyor gibi... Pişirdiklerim yeniyor ama aşçıyı gören olmuyor gibi... Hani karşıma çıkan birine ağzıma geleni söylesem onu hiç kırmayacakmışım gibi...
An geliyor kendimi öyle yok hissediyorum, öyle değersiz...
Velhasıl görünmez bir kadınım kendime bu aralar...
An geliyor kendimi öyle yok hissediyorum, öyle değersiz...
Velhasıl görünmez bir kadınım kendime bu aralar...
3 Mart 2012 Cumartesi
Dişi Kuş
DİŞİ KUŞ
Kuru bir ot
gibi yaşıyorum
gözlerden uzak
patika bir yolun
kıyısında
Tek suçum
sap olmamak
baltanın
kanlı oyunlarına
Ama yine de
umut dolu kalbim
belki bir dişi kuş
taşır beni diye
daldaki yuvasına
SUNAY AKIN
kanlı oyunlarına
Ama yine de
umut dolu kalbim
belki bir dişi kuş
taşır beni diye
daldaki yuvasına
SUNAY AKIN
Bu minik kuşu paylaşmak için çerçevelemeyi bekleyemedim. Zira bu uzun zaman alabilir ;)
Çok severek işledim. Esra'ya rağmen birkaç saatte bitti... güzel bir çerçeve bulduğumda ilk işim bunu çerçeveleyip asmak...
Yeni Klozet Kapağım...
Yeni klozet kapağı görüntüm diyecektim :)))
Klozet takımımın üzerindeki örtünün ipi kullanılmaz hale geldi. Nasıl becerdim bunu hala bilmiyorum...Annem de ona lastik geçirmişti. Uzun süre öyle kullandım. Ama o lastik de eskiyince ben becerip de tekrar lastik geçiremedim. Öylece kaldıydı. Çok çıplak geldi gözüme... Banuca'nın bloğunda bunları görünce yapmalıyım dedim...
Aslında makasla düz bir kesik bile açamam ama elimden gelen oldu işte...Bu arada kalıp çıkarmadan kestim yazıcım yok da... Nasıl olmuş...
Bahar geldi banyoma :)))
29 Şubat 2012 Çarşamba
Kitap Arkadaşımdan :)))
Bu sabah yine erkenden kalkan kızımın peşinden koşturmakla güne başladım. Etrafı da toparlayayım derken kapı çaldı...
beklediğim paket geldi sonunda... Bekliyor olmama rağmen çok çok heyecanlandım... Kırmızı evin cadısı Gizem 'in önce bu buram buram bahar kokan gökkuşağı kıvamındaki paketiyle karşılaştık...
beklediğim paket geldi sonunda... Bekliyor olmama rağmen çok çok heyecanlandım... Kırmızı evin cadısı Gizem 'in önce bu buram buram bahar kokan gökkuşağı kıvamındaki paketiyle karşılaştık...
Özene bezene sarılmış bu güzel pakete zarar vermeden açtık hediyemizi.... İçinden bunlar çıktı :)))
Gizemcim sağolsun kızımı da düşünmüş ve ona da iki kitap almış... Kitap ayracının sevimliliğini ve güzelliğini gördünüz değil mi?
Benim kitabım da Murathan Mungan'ın Doğu Sarayı kitabı ve nefis bir yazıyla samimi bir not...
Ben bayıldım hediyelerime... Kızım da öyle...Hemen aldı ve resimlerini incelemeye başladı...
Ve Gizemcim öğlen uykusuna da senin hediyen bu kitaplara sarılarak daldı... Sanırım kızım da annesi gibi hediyeleri ve hediyeleşmeyi seviyor :))) Tekrar teşekkürler bu güzel hediyeler için....
Ve Sevgili Dilara bu güzel etkinlik için tekrar teşekkürler...Yüreğine ve emeğine sağlık....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










